(TR) Diet

Keto Diyeti Yapan 70 Yaş Üstü Kişilerin Başarılı Olamamalarının Ardındaki 4 Sebep

70 yaşınıza geldiğinizde artık metabolizmanızın 20’li ve 30’lu yaşlarınızdaymışsınız gibi çalışmadığını fark etmişsinizdir. 

İnternette herkesin paylaştığı diyet programları ise bu durum göz önünde bulundurulmadan oluşturulmaktadır. Bu diyet programları genellikle yaş fark etmeksizin herkese aynı planı önerirler ve bu nedenle aslında herkese hitap etmemektedirler.

Yaşlandıkça bireyin kilo vermesi daha zor, verdiği kiloları geri alması da daha kolay bir hale gelir. Yapılan araştırmalara göre istenmeyen kilolar kalp krizi, hipertansiyon ve kireçlenme gibi sağlık problemlerine yol açabiliyor. Bu da durumun ne kadar ciddi olduğunu gözler önüne seriyor.

Peki istenmeyen kilolardan ve yaşlanmanın olumsuz etkilerinden nasıl kurtulabiliriz? Bu noktada devreye ketojenik diyet giriyor.

Ketojenik diyet sayesinde yemeklerin tadını çıkarırken aynı zamanda fazla kilolarınızdan kurtulabilir ve yıllar sonra kendinizi yeniden genç hissedebilirsiniz.

Ketojenik diyeti denemeli misiniz?

Siz yaşlandıkça yaşayacağınız değişimlerden bazıları şunlardır:

  • Yavaşlayan metabolizmanız kilo almanıza sebep olur.
  • Uyku kaliteniz ve enerji seviyeniz hep düşük olur.
  • Cildiniz esnekliğini kaybeder. 
  • Zihniniz yavaş çalışmaya başlar, hafızanız keskinliğini yitirir. 
  • Sindirim problemlerinin yanında bel sorunları yaşarsınız.
  • Kas erimesi başlar.
  • Cinsel isteğiniz azalır (hatta bir noktada tamamen yok olur).

Düzgünce oluşturulmuş bir ketojenik diyet tüm bu etkilerin yavaşlamasına katkıda bulunur ve siz de artan yaşam kalitenizin tadını çıkarabilirsiniz. Bu nedenle cevap evet, ketojenik diyeti denemelisiniz.

Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir nokta bulunuyor. İnternette veya gazete-dergilerde bulduğunuz tarifleri bir araya getirip kendinizce oluşturduğunuz ketojenik diyet programları başınıza bela açabilir. Bu nedenle bir uzmandan yardım almadan bir diyet programı oluşturmaktan kaçınmalısınız. Sizin besin ihtiyaçlarına göre bir program oluşturmak uzman olmayan birinin yapabileceği bir iş değildir.

Herhangi bir uzman yardımı almadan oluşturulan bir diyet programını izlediğinizde neler olabileceğine bir göz atalım. İnsanların yaygın olarak yaptığı önemli hataları öğrenmek için makaleyi okumaya devam edin.

1. Hata: Yemek Krizlerinden Kaçınmak

over 60

Dürüst olalım, hepimiz karbonhidrat içeren yiyecekler tüketmeye bayılıyoruz. Diyetimiz doğrultusunda tükettiğimiz karbonhidrat miktarını sınırlandırdığımızda da bu bize yemek krizleri şeklinde dönüyor.

Eğer bu konuda dikkatli davranmazsak bu bizi fazla yemeye itecektir, dolayısıyla kendimizi bir kısır döngünün içinde bulabiliriz. Sonuç olarak kilo vermeye başladıktan yalnızca birkaç hafta sonra verdiğimiz tüm kiloları geri alabiliriz.

Karbonhidrat deposu yiyecekleri ve atıştırmalıkları tüketmeyi çok sevenlere bir tüyomuz var:

Karbonhidrat tüketmeme konusunda kendinizi yıpratmanıza gerek yok. Yalnızca kaçınmaya çalışın. Yüksek oranda karbonhidrat içeren yiyecekler yerine yağ deposu yiyecekler tüketin. Bu sayede daha hızlı doyarsınız ve metabolizmanız hızlanmış olur.

“Yağ yakmaya çalışıyorken yağlı yemekler tüketmenin mantığı nedir?” diye soruyor olabilirsiniz. Şaşırtıcı, evet, ancak bilimsel olarak kanıtlanmış. Karbonhidratı azaltıp ihtiyacımız olan enerjiyi sağlıklı yağlardan karşılayınca vücudumuz ketozise giriyor.

Ketozis ise vücudun yoğun biçimde yağ yaktığı durum olarak tanımlanabilir. Enerji için yakacak karbonhidrat bulamayan vücudumuz kendi yağını yakmaya başlar. Ketojenik diyetin yaş fark etmeksizin herkeste işe yaramasının ardında yatan temel sebep budur.

Dahası, çalışmalar bize keto diyetinin açlığa direkt etki ettiğini ve azalttığını gösteriyor (bkz. çalışma). Bu da kan şekerimizi ve insülin seviyelerimizi son derece olumlu etkiliyor.

Bir diğer çalışmada ise katılımcıların %95’inin diyabet ilaçlarını azalttığı veya tamamen bıraktığı görülüyor (bkz. çalışma). Keto diyeti işte bu kadar etkili.

Unutmayın: Ketojenik diyetin faydaları ortada ve beslenme bilimi de bunu destekliyor; ancak bu faydaları gördükten sonra heveslenip düşük karbonhidrat odaklı bir yaşam tarzına ani bir geçiş yapmak sizin için oldukça sakıncalı olabilir. Dengeli bir öğün planı izleyerek kademeli olarak alışmaya çalışmak çok daha akıllıca ve kolay olacaktır.

Yemek Krizlerinin ve Duygusal Yemenin Önüne Nasıl Geçeriz?

Önemli: Kilo verirken fazla acıkmayı önlemek için yaş, sağlık gibi kriterlerinizi göz önünde bulundurarak hazırlanmış bir öğün planı izlemek gerekir. Karbonhidrat, lif, yağ ve protein gibi besinlerin hepsini dengeli bir biçimde tüketmenizi sağlayacak bir program uygulamak bu konuda izlenecek en iyi yol olacaktır. Dahasına yazının ilerleyen bölümlerinde değineceğiz.

2. Hata: Metabolizmayı Yavaşlatan Yiyecekler Tercih Etmek

Bazı kişilerin metabolizmaları diğerlerine göre daha hızlı çalışır. “Benim metabolizmam çok hızlı” diye böbürlenenleri illa ki siz de duymuşsunuzdur. Bunu diyen kişiler fit kalabilmek için bir çaba sarf etmez. Kalorilerini takip etmelerine gerek yoktur. Egzersiz dahi yapmazlar.

Bu insanlar doğuştan şanslıdırlar.

Ancak siz de sadece iki şeye dikkat ederek onlar ile aynı ayrıcalığa sahip olabilirsiniz.

Metabolizmayı hızlandıracak yiyecekler tüketmek:

  • Çinko, selenyum ve et, deniz ürünleri, baklagiller, kuruyemiş ve çekirdekler gibi demir açısından zengin yiyecekler;
  • Kokulu ve yeşil çaylar metabolizmanızı %4-10 kadar hızlandırabilir. Bu da günde fazladan 100 kalori yakmak anlamına geliyor;
  • Zencefil gibi baharatlar, acı biber ve kırmızı biber;
  • Elma sirkesi;
  • Hindistan cevizi yağı.

Metabolizmayı yavaşlatan yiyeceklerden uzak durmak:

  • Rafine tahıllar (makarna, ekmek ve pizzalar)
  • Market yoğurdu (fazla şeker içerir)
  • Asitli içecekler ve meyve suları (fazla şeker içerir)
  • Dondurulmuş yiyecekler
  • Alkol

Unutmayın: Keto diyetini araştırdığınızda karşınıza çıkan her yiyecek sizin için uygun olmayabilir. En iyi sonuçları elde edebilmek için size özel, metabolizmanızı yavaşlatmayacak kişiselleştirilmiş bir plan izlemeniz gerekmektedir.

3. Hata: Erken Pes Etmek

Give up

Kilo Vermeye Başladıktan Sonra Bir Duraklama Dönemine Girdim. Kolayca ve Hızlı Bir Şekilde Kilo Vermeye Nasıl Geri Dönebilirim?

Emin olun kilo verme serüvenine adım atan herkes bir noktada o duraklama dönemine giriyor. Bu durum elbette ki herkes için heves kırıcıdır. Bu serüveni arkanızda bırakıp eski rutininize dönmek çok daha kolay ve mantıklı görünebilir.

Fakat unutmamanız gerekir ki yaşlandıkça eski rutinlerinize dönmeniz neredeyse imkansız bir hal alır. Yeni rutinler oluşturmak hayatınızın bu yeni döneminin keyfini çıkarabilmek için çok daha iyi olacaktır.

Sakın pes etmeyin! İşin püf noktası durumun farkına varıp yeni rutinler edinmekte.

Yeni ve sağlıklı alışkanlıklar edinmek kilo verme sürecinizi hızlandırmakla birlikte ilerlemenizin yavaşlamasını önler. 

– Beslenme Uzmanı Christine Ellis

Eğer ketojenik diyeti bir kenara bırakmayı düşünüyorsanız kendinize şunu sorun: “İstediğim sonuçları elde etmek için elimden gelenin en iyisini yaptım mı?”

Sorunun çözümü çok basit olabilir. Yapmanız gereken tek şey uyku kalitenizi arttırmak, daha fazla egzersiz yapmak, hatta daha fazla su içmek bile olabilir.

4. Hata: Kolesterolden Korkmak

“İyi” Kolesterol Nasıl Arttırılabilir?

Keto diyetini yapmanın yanlış bir yolu olduğu gibi doğru bir yolu da vardır.

Sabah akşam et tüketip “keto yapıyorum” diyebilirsiniz. Aslında evet, “keto yapıyorsunuz” ancak yaptığınıza tam olarak sağlıklı denemez.

Et çok fazla trans ve doymuş yağ içerir. Bu yağlar kardiyovasküler hastalık riskinizi arttıran “kötü” kolesterol seviyenizi yükseltir.

Buradan anlayabileceğiniz üzere, “kötü” kolesterol olduğu gibi sağlığınıza iyi gelen “iyi” kolesterol de mevcuttur.

Örneğin aşağıdakileri tüketmek “iyi” kolesterolünüzü arttırarak sağlığınızı olumlu yönde etkiler:

  1. Kalsiyum takviyesi hapları
  2. Yaban mersini suyu
  3. Greyfurt
  4. Yulaf ezmeli kurabiye
  5. Bitter çikolata

Düzgün bir program uyguladığınızdan emin olun ve sağlıklı, doymamış yağlar tüketin. Keto diyeti siz dengeli beslendiğiniz sürece etkili ve sağlıklıdır.

Bir An Önce Keto Diyetine Başlamak İçin Üç Sebep

Beklemenin size hiçbir faydası yoktur, bir an önce ketojenik diyete başlamalısınız. Ketojenik diyet hayatınızı olumlu yönde değiştirir, vücudunuzu ve zihninizi hak ettiği sağlığa kavuşturur.

Ancak beklemek gibi bir hata yaparsanız tüm bu değişimlerin keyfini çıkarmak için geç kalabilirsiniz.

70 yaşına girdikten sonra Keto diyetine geçmeniz kesinlikle verebileceğiniz en iyi kararlardan biri olacaktır. Çünkü:

  • Birincisi, yeni yemek düzeniniz sayesinde artan hayat kalitenizin tadını çıkarabileceksiniz.
  • İkincisi, istemediğiniz kilolar ve yağlardan hızlıca kurtulacaksınız. Daha fazla enerjiniz olacak ve hep istediğiniz o formu elde etmiş olacaksınız.
  • Verdiğiniz kiloları geri almayacaksınız. Çünkü diyetiniz sayesinde açlık, yemek krizi ve kendinize hakim olamama gibi hisleri unutacaksınız. 

Tek yapmanız gereken dengeli bir keto diyeti uygulamak. Gerisi kolayca ve hızlıca kendiliğinden gelecek.

Aşağıda düşük karbonhidrat tüketimi odaklı yeni hayat tarzlarının sayesinde hedefledikleri kiloya inen 70 yaş üstü kişilerin önce-sonra temalı görsellerine bakmadan geçmeyin:

Nurten, 72
Ayşegül, 70
Melda, 74

2 dakikalık testi yaparak Keto diyeti ile ne kadar kilo verebileceğinizi öğrenin

      Güvenlik sebebiyle herhangi bir diyete başlamadan önce herkesin doktoruna danışmasını öneririz.

0290630

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

.
0 %