(TR) Diet

Açlık krizleri mi? Bunlar, şekere karşı olan biyolojik bağımlılığa verilen isimdir. Bugün, çok az egzersiz yaparak bile açlık krizlerine karşı kendimizi nasıl koruyabileceğimizi konuşacağız.

Mutfağa yapılan gizli ziyaretler…

Bütün dolabı, hatta mobilyaları bile yemeye duyulan o istek…

Tatlı ve tuzlu yiyeceklere karşı duyulan o karşı konulması güç dürtü, ona teslim olmak ve ardından duyulan pişmanlık…

Tüm bunlar aslında oburlukla ilgili olmayabilir

Amerikalı tanınmış endokrinolog ve yazar David Ludwig, şeker içeriği yüksek gıdaların – sadece tatlı yiyecekler değil aynı zamanda beyaz un, patates ve rafine nişastalar gibi yiyeceklerin de – yüksek glisemik indeks içerdiğini göstermektedir.

Bu da “beynin ödül merkezi” olarak bilinen özel bölgeyi harekete geçirmekle sorumludur ve mutluluk hormonu olarak da bilinen dopaminin salgılanmasına yol açarak aslında bütün bağımlılıkların kaynağı olmaktadır.

Aslında, akademisyenler tarafından yürütülen birçok çalışma, şekerli bir içeceğin veya karbonhidrat* içeriği yüksek bir yemeğin, beynin uyuşturucu ilaçlar tarafından dürtülen aynı bölgesini harekete geçirdiğini göstermektedir.

* Evet, şeker ve karbonhidrat vücudumuz için aynı sonuçları oluşturur.

Brains
Solda şeker alımından sonraki beyin taraması; sağda uyuşturucu ilaç kullanımından sonraki beyin taraması gösterilmektedir.

Muhtemelen farkına varmışsınızdır.

Saatlerce bir şey yemediğimiz zamanlarda

kendimizi birdenbire koca bir dilim çikolatalı pasta ile karşı karşıya buluruz.

Kadifemsi çikolata kreması ile dolu katlar ve yanında ekstra krema…

Çatalımızı o mis kokulu pasta dilimine daldırdığımızı hayal ederiz.

Cake

Birdenbire ağzımız sulanmaya başlar,

göz bebeklerimiz genişler,terlemeye ve ellerimiz ile parmaklarımızı zorunlu olarak ovuşturmaya başlarız.

Kulağa sanki yoksunluk krizi gibi geliyor, değil mi?

Lütfen bu şekilde düşünmeye devam edin

Bu çok önemli çünkü tüm bunlar, az sonra sizlerle paylaşacağımız “keto devrimi” ile yakından ilgili.

Şöyle ki…

Şeker kan dolaşımına girdiğinde, vücudunuz yüksek düzeyde insülin salgılar.

İnsülin, vücudumuz için hayati öneme sahiptir. İnsülin hormonu, kandaki şekerin kandan ayrılarak hücrelere girişinden ve vücudumuzun çalışması için gereken enerjinin üretilmesinden sorumludur.

İnsülin mekanizması, vücuda şeker alındığında olduğu gibi, aşırı üretim durumunda, zararlı hale gelir.

Bu örnekte – bir kriz sonrası – kandaki glukoz ve insülin seviyesi birdenbire düşer ve beyin tehlike sezerek vücuda enerji üretmesi için sinyal gönderir = (AÇLIK).

fast food

Açlık giderici başka bir yol var mı?

Ani gelişen açlık ataklarından, insülinin sorumlu olduğunu öğrendik. Özellikle insülin seviyesinde sürekli seyreden bir düzensizlik olduğunda…

Çözüm gün gibi ortada ve inkar edilemez. Şeker ve karbonhidratları kesmek!

Düşünün bir kere, çözüm basit:

  • Daha az şeker
  • Daha az insülin
  • Daha az açlık

Bu sebeple, Keto gibi düşük karbonhidrat diyetleri – ki Keto hakkında az sonra daha detaylı konuşacağız – bu kadar popüler oldular…

Çünkü her şey irademizin yenik düşmesinin ardındaki ana sebebi ortadan kaldırmakla ilgili. Belki de şimdi denediğiniz pek çok diyette neden başarıya ulaşamadığınızı anlıyorsunuzdur. Asıl problem kaç kalori aldığımızla ilgili değil, bu kalorilerin ne kadarının karbonhidrat ve şekerlerden geldiği ile ilgili.

Keton Bileşikleri: açlığı bloke eden içerikler

Bu noktada, artık ketojenik diyet belki de daha önce duyduğunuz bir terim olabilir. 

Bu diyet, Halle Berry, Kim Kardashian veya ünlülerin spor koçu olan Jillian Micheals gibi Hollywood yıldızlarının en sevdiği diyetlerden biridir. 

Diyet, ismini vücudumuz tarafından üretilen keton bileşiklerinden almaktadır.

Bu bileşiklerin üretildiği evreye ketojenik evre adı verilir. Diğer bir deyişle, hücrelerimizin yakıtını değiştiririz.

“Keto”nun bu denli popüler olmasının nedeni aslında oldukça basit;

Vücudun enerji kaynağını, karbonhidrat yerine faydalı yağlar ile değiştirmek karbonhidrat şekere dönüşür ve zararlı zincir başlar, biz de bunun sonucunda aç, yorgun ve gergin hissederiz. Faydalı yağlar ise vücudumuza, genellikle bel, bacak ve basen bölgelerimizdeki rezervlerinden kullanmasını öğretir.

Ulaşmak istediğiniz noktaya sandığınızdan çok daha kısa sürede ulaşabilmenizi sağlayacak yararlar zincirini serbest bırakın.

Eğer bu diyeti daha önce denediyseniz ve işe yaramadıysa, o halde bu yorumu okumalısınız.

Aynur, 54 yaşında, İstanbul’dan

Ketojenik diyete başlayacağım için çok heyecanlıydım.

Yıllardır ilk defa, istediğim şekle sahip olabileceğim ve sonrasında da bunu koruyabileceğim konusunda ikna olmuştum.

Motive olmuştum, sıkı çalışmaya hazırdım… ve sonra…

Büyük hayal kırıklığına uğradım.

Diyete başladığım ilk zamanlar her şey harikaydı, ilk dokuz günde 2,7 kg vermiştim…

Ve zihnen de  iyi hissediyordum çünkü rakamlar sürekli düşüyordu.

Fakat sonradan anladım ki geleneksel ketojenik diyette bazı büyük problemler var.

Her şeyden önce, kafam çok karışmıştı. Başlangıçta internette de gördüğüm “diyeti kendi kendinize yapın” tavsiyesi ile harekete geçmiştim ki bugün bunu tavsiye etmiyorum çünkü bu noktada pek çok yanlış yönlendirici bilgi söz konusu.

Ardından doktorumdan tavsiye aldım.

%65 yağ, %10 karbonhidrat ve %25 protein ağırlıklı beslenmem gerektiğini söylemişti.

Fakat tüm bunların kaydını tutmak çok yorucuydu. Bir diğer deyişle aslında bir günlük tutmam gerekiyordu ve içine yediğim her şeyi not etmeliydim ve sonra da bana söylenen oransal hesaplamayı yapmalıydım.

Öte yandan, sonradan öğrendiğime göre uygun olduğunu düşündüğüm pek çok gıda aslında gizli şeker içeriyordu.

İşin sonunda, takip etmem çok zorlaşmıştı ve bazı anlarda kayıtsızca yemek beni sakinleştirebilen tek şey oluyordu!

Neyse ki, geçen yıl Keto Cycle isimli web sitesini keşfettim. Oluşumun, telefon uygulaması da mevcut.

Keto Cycle, yaptığı çevrimiçi tanıma testi sonuçlarına göre, kişiye özel beslenme planı hazırlayan bir uygulama. Tahmin edeceğiniz gibi başarıya ulaşabilmek için her kadının yaşına, yaşam tarzına ve alışkanlıklarına göre kişiye özel ve ihtiyaçlarına uygun bir beslenme planı olmalı.

Buradan sizin de ulaşabileceğiniz bu basit anketi yanıtlayarak, ihtiyaçlarıma göre hazırlanmış ve hatta bulunması kolay içeriklerle ve otomatik temel besin değerleri hesaplamaları ile taşınabilir tarifleri de içeren 28-günlük beslenme planımı edindim.

Sanki cebinizde diyetisyen varmış gibi.

Benim için her şey değişmişti çünkü artık devam etmek ve bu kişiselleştirilmiş Ketojenik diyete uymak çok kolaydı. Hedefime ulaşabilmek için hiçbir engel kalmamıştı.

Evet doğru, pek çok kadın için kişiselleştirilmiş rehberlik olmaksızın genel ketojenik diyeti takip etmek sadece zor değil, aynı zamanda verimsiz.

Bu, sanki hiç bilmediğiniz bir şehre araba ile gitmeye benziyor. Elinizde ne bir yol tarifi ne bir harita ne de bir pusula var. Sadece gitmek istediğiniz hedefi biliyorsunuz ancak oraya nasıl ulaşabileceğinize dair hiçbir fikriniz yok.

Bunun yerine sizi hedefinize ulaştıracak kestirme bir yol var. Üstelik bu yolda ani açlık krizlerine yer yok ve enerji seviyeniz hep daha yüksek. İstediğiniz şekle ulaşmak için izleyeceğiniz bu yolun adı Keto Cycle

Şimdi, bu tamamen ücretsiz anketi doldurun ve yaşınız, alışkanlıklarınız, varsa alerjileriniz, en sevdiğiniz yemekler gibi basit soruları yanıtlayın.

60 saniyeden daha kısa sürede, daha önce 3,547 kadına da yardım etmiş olan, kişiye özel hazırlanmış 28 günlük diyet programınızı alarak:

  1. Ketozis evresine daha hızlı girin
  2. Zorluk yaşamadan Ketozis evresinde daha uzun süre kalın
  3. Ketozis evresinde hedeflerinizi yakalamak için rahatça çalışın

Aklınızda bulunsun: içinde basit, lezzetli ve bulunması kolay doğal içeriklerle hazırlanmış tarifler de bulacaksınız.

Kaynaklar:

https://hms.harvard.edu/news/addicted-food

https://www.drdavidludwig.com/your-brain-on-fast-acting-carbs/

0107137

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

.
0 %